Çaycuma’da Bir Din Gönüllüsü’nün 28 Şubat’la İlgili Yürek Sızısı

28 Şubatın 21. Yıl dönümünde o süreçte yaşananlar yeniden gün yüzüne çıkıyor. O günlere dair imanlı ve inançlı insanların neredeyse her birinin ayrı bir hüzünlü hikayesi, acı bir hatırası var. İşte onlardan biri de artık mesleğinin olgunluk dönemlerini yaşayan Zonguldak Çaycuma Din gönüllülerinden  Emin Berber. O, Çaycuma’nın sevilen ve sayılan din gönüllülerinden biri.

Önceden Din Görevlileri Dernek başkanlığı da yapmış olan Emin Berber sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda 28 şubat sürecinde yaşadıklarını kaleme aldı. Sayın Berber’in o günleri anlatan ibret dolu yazısı bugünlerin değerini bilmemiz açısından çok önemli. Bundan dolayı onun engin hoşgörüsüne sığınarak bu ibretlik yazısını o acı günleri unutmamak ve içinde bulunduğumuz bu günlerin kıymetini bilmek adına değerli okurlarımızla paylaşmak istiyoruz.

İşte Emin Berber’in 28 şubat postmodern darbe sürecinde yaşadıklarını anlattığı o ibretlik yazı:

Her Müslümanın 28 Şubata dair acısı vardır. Eşim Kur’an Kursu öğreticisi. İki kızımın Lise ve Üniversite dönemine rastladı 28 Subat.

Kur’an Kursu Öğretmeni, iki yıl İlahiyat önlisans okuyacak, başını açmak zorunda. Peruk takarsanız sınava alıyorlar. Dinimizin emri olan başörtü ile asla kayıt bile olamıyorsunuz. Sizi iki yüzlü olmaya zorluyorlar. Bu zulmü Kur’an’ın öğreticisine reva görüyorlar.

Eşimin ve benim görev yaptığım Ahatlı Kur’an Kursuna Batı çalışma grubu adıyla jandarma ve polis ile baskın yapıyor, halılar üzerinde ayakkabı ile dolaşıp öğrencilerimize “Kocakarıya benzemişsin, çok çirkinleşmişsin” gibi ifadelerle gözümüzün önünde hakaret ediyorlardı.

Kızlarımın Lise dönemindeki yaşadıkları sıkıntıları geçiyorum. Yalnız Amasya Eğitim Fakültesinde Esra kızım perukla okumak zorunda kaldı. Çünkü bu milletin çocuklarını okutacak imanlı öğretmenlere ihtiyacı vardı. Bugünlerde geçer dedik ve sabrettik.

Son sınıfın ikinci dönemine bir hafta kala kızımdan telefon geldi. Ağlıyordu! Başına bir şey mi geldi acaba dedim. Biraz sessiz kaldıktan sonra; ” Baba bugün ne oldu biliyor musun? Merakla ne oldu yavrum dedim. Rektör değişti, ben ve arkadaşlarım başörtülü olarak sınıfa girebiliyoruz, şu an başörtülüyüm biliyor musun baba dedi. Ben de koptum ve sevinçten kızımla konuşamadım ve telefonu kapatmak zorunda kaldım.

Rabb’ime hamdolsun şimdi 7 yıldır kızım başörtüsü takarak sevdiği öğretmenliğini yapmakta. Sabrın sonu selamettir elhamdulillah. Allah bir daha böyle zulümleri hiçbir Müslüman kardeşimize göstermesin.

Bu günlerimizin kıymetini iyi bilelim. Rabbim devlet büyüklerimizi korusun. Gecmisten ders alabilmeyi bizlere nasip eylesin.

Özellikle genç neslimiz, kendilerine sunulan imkanları çok iyi değerlendirsinler, bizim yaşadığımız sıkıntıları yaşamasınlar diye geçmişe dikkat çekmek istedim. Kalın sağlıcakla…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir