Zonguldak Kadın Platformu adına Gülçin Türkmen yaptığı konuşmada; KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ
AKP her alanda güçlendirilmiş, şiddetlendirilmiş bir erkeklik performansı, güç gösterisi ya da gövde gösterisi olarak kendini dışa vuruyor. Kadınlara ve LGBTİ+lara yönelen şiddet, iktidarın politika ve uygulamaları ile kamusal alanda ve evlerde artarak devam ediyor.
ERKEK VURUYOR, DEVLET KORUYOR.
Son on yılda kadın cinayetleri üç kat arttı, cezasızlık politikaları derinleşti; eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren birçok kadın derneği kapatıldı; haklarını arayan kadınlar, LGBTİ+lar kolluğun şiddetiyle karşılaştı; gökkuşağı renkleri dahi yasaklandı.
ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN
Her gün en az 3 kadın katledilirken failler cezasızlıkla ödüllendiriliyor, kadınların koruma ve uzaklaştırma kararlarına rağmen yaşamları ellerinden alınıyor.
ERKEK ADALET DEĞİL, GERÇEK ADALET!
İktidarın başarısız ekonomi politikaları ile kapitalizmin krizi derinleştikçe yoksulluğun emekçiler ve özellikle de kadınlar üzerindeki baskısı şiddetlendi. Kadın yoksulluğu ve işsizliği, esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri hiç olmadığı kadar arttı. Yoksullaştırılan halk iktidar tarafından himmetçi sosyal yardım politikasıyla iktidara bağımlı kılınmaya, itaat etmeye mecbur bırakılırken cemaat ve tarikatlar palazlandırıldı. Her türlü politika ile toplumsal cinsiyet eşitsizliği derinleştirildi, kadınların üzerindeki baskı, şiddet ve katledilme tehtidi ‘toplumsal hayatın devamlılığı’ ya da ‘kutsal aile’ gibi palavralarla kadınlara ve kız çocuklarına dayatıldı.
Emeğimizin sömürülmesine, değersizleştirilmesine izin vermeyeceğiz. Krizin faturasını biz ödemeyeceğiz.
BEDENİMİZ, —— BİZİM!
HAYATIMIZ —– BİZİM!
KARARIMIZ —– BİZİM!
SOKAKLAR —– BİZİM!
GECELER —– BİZİM!
MEYDANLAR —– BİZİM!
HAYATIMIZ———— BİZİM
SUSMUYORUZ, KORKMUYORUZ, İTAAT ETMİYORUZ!
Güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda bırakılan kadınlar kriz gerekçe gösterilerek işten çıkarılıyor ya da sömürü derinleşiyor. İktidar mensupları “kadınlar iş aradığı için işsizliğin yüksek olduğunu” buyuruyor; iş arayan kadınlara “evdeki işler yetmiyor mu” diye sınır çiziyor; Ataerki tarafından biçilen rollerin dışına çıkma mücadelesi veren her kadın şiddetin her türlüsüne maruz bırakılıyor. Neo-liberal politikaların devamlılığı kadınların bakım emeğinin sömürülmesine itiraz etmemesine, gasp edilen emeklerinin hiçe sayılmasına karşı gelmemesine bağlanıyor. Krizin faturası kadınların üretim ve bakım emeğine yönelik çifte bir sömürü ile çıkarılmaya çalışılıyor. Neoliberalizm ile muhafazakârlaşma arasındaki “eril cinsiyetçi işbirliği” üzerinde inşa edilen politikalar sistem içinde kadınları “anneler ve bakıcılar” olarak “güçlü aile” söyleminin içine hapsetmeyi, hedefliyor. İktidarın hedefinde laik anayasadan kaynaklı medeni haklarımız var.
UYGULA UYGULA İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ UYGULA!
Elbirliğiyle 6 yaşındaki bir kız çocuğunun zorla evlendirilmesini münferit ve kişisel göstermeye, tarikat ve cemaat karanlığını aklamaya çalışanlara, kamusal kurumları tarikat ve cemaatler arasında pay edip kamusal varlıkları bunlara peşkeş çekenlere, anayasayı defalarca çiğneyenlere, İstanbul sözleşmesini feshedip kadınları şiddet karşısında güvencesiz bırakanlara, şiddeti tırmandıranlara kısacası iktidara karşı yan yana ve alanlarda olacağız.
Haklarımızdan, hayatlarımızdan, laiklikten, medeni kanunda bize tanınan hakların hiçbirinden vazgeçmeyiz.
KADIN, YAŞAM, ÖZGÜRLÜK!
Toplumun siyasal İslamcı politikalarla kuşatıldığı, laik anayasal rejime saldırının yoğunlaştığı eğitim politikalarından sonra şimdi de iktidar kadın ve kız çocuklarının en büyük hukuksal güvencesi olan medeni yasaya yönelmiş, kadınların şiddet karşısında güvencesi olan 6284 sayılı yasa bir takım tarikatların, iktidar yanlısı AKİT benzeri gazetelerin hedefine alınmıştır.
Devasa bir bütçe ile Siyasal İslamcı yaşamı tasarlama görevini üstlenen Diyanet “kendilerine emanet edilen” kadınlara “fıtratları” gereği “itaat” etmelerini,” uysal kadınlar olup ülkenin yeni nesillerini doğurup yetiştirmelerini, itirazsız aile içindeki “şefkatle” hasta ve yaşlılara bakmalarını, kutsal annelik ve eşlik görevlerini yerine getirmelerini söylüyor. Laik, bilimsel ve karma eğitime saldırıyla, hastanelere atadıkları imamlarla, 81 ilde aynı anda yaptıkları aile çalıştaylarıyla, aile irşat büroları eliyle, kürtaj yasak olmamasına rağmen fiili olarak uygulamayarak dört bir yandan toplumsal yaşamın tamamını İslamcılaştırmayı sürdürüyorlar. Bu gerici kuşatmaya karşı eşit yurttaşlık hakkımızı, parasız sağlık hakkımızı, laik ve bilimsel eğitimi, aklın ve bilimin ilkelerini savunacağız.
Karanlığa karşı kadınların mücadelesi, direnci ve dayanışması var.
YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!
Buradayız, yan yanayız karanlığa karşı biz varız.
Sevgili Kadınlar, Değerli Basın Emekçileri
Her fırsatta dile getirdiğimiz taleplerimizi bir kez daha sizlerle paylaşıyoruz.
•İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa’nın etkin bir şekilde uygulanması için ALANLARDAYIZ!
•Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılığın terk edilmesi, esnek çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne, ücret eşitsizliğine son verilmesi, ILO’nun İşyerinde Taciz ve Şiddeti Önlemeye yönelik 190 sayılı Sözleşmesinin onaylaması için ALANLARDAYIZ!
•Güvenceli iş, güvenli gelecek demek için, insanca yaşamaya yetecek ücret için ALANLARDAYIZ!
•Yetki ve karar mekanizmalarında eşit temsiliyet sağlanması için ALANLARDAYIZ!
•Kadın istihdamın önündeki engellerden olan çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımının kamusal hizmet olarak sunulması, ev işlerini kadının üstünden alacak sosyal politikaların yapılması ve hayata geçirilmesi için ALANLARDAYIZ!
•Kapatılan kamu ve mahalle kreşlerinin açılması için ALANLARDAYIZ!
•8 Mart’ın kadınlar için ücretli izin günü sayılması için ALANLARDAYIZ!
•Kadınlar ve LGBTİ+’lara yönelik her türlü ayrımcılığı ve şiddeti önleyen yasal düzenlemeler yapılması için, Kadın Bakanlığı kurulması, toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının yapılması ve hayata geçirilmesi için ALANLARDAYIZ!
•Eşit ve özgür olduğumuz, sömürünün baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için ALANLARDAYIZ!
•Hayatlarımıza sahip çıkmak için ALANLARDAYIZ!
•Savaş ve işgal politikalarına geçit vermemek için; barış içinde bir arada yaşamak için ALANLARDAYIZ!
•Demokratik ve laik bir yönetim için ALANLARDAYIZ!
•Emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz bizimdir demek için ALANLARDAYIZ!
•Doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkmak için ALANLARDAYIZ!
Evde, işte, tarlada emeği ve hakları için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma gününü kutluyoruz.

